Yayı ger ve oku bırak, hedefe doğru nişan alırsan isabetli bir atıştır bu.
Mektubunu telaşla açan parmaklar iyi haberler duymak istese de, kötü satırları okuyacağını bilir. En son ne zaman klozet kapağını kapatıp üzerine oturdun ve ağladın? Asla görünmeyeceğini bilsen de bu ıssız sokakların tek kalabalığı olmaya cesaret edebilir misin? Bir resim bul kendine ve sana dair hikayelendir onu; bakalım kuracağın yaşamın sınırları nereye kadar uzayabilecek ve senaryona mutlu bir sonu uygun görebilecek misin? Yanıtın hayırsa düşlerini bir tencere suda kaynatıp iç, beklentilerinin çorbası vazgeçtiklerine dair nezlene iyi gelebilir.
Niyazi Bey
Sahaf
No:13
No:13
Peki! Beni buraya sen getirdin. Benim bana dair ne bir bilgim ne de tasarrufum var, maalesef. Şu durumda sana güvenmek zorundayım ki, galiba başka şansım da yok. Fena gitmiyorsun, hani pek güven veren bir tipin yok da.. İnsanı görüntüsü ile notlandırmamak gerektiğini bilecek kadar tipsizim. Kendi atımın hırsızıyım ben!
İyi gidiyorsun şu an kadar, şirin birşeysin. Senden nasıl bir zarar gelebilir diyemeyeceğim; kadınlarla ve bıçakla şaka olmaz, ikisi de keser.
Benden başkasını getirdin mi buraya? Kayıp kimliklerin başvuru noktası yada yitik ruhların emanet dükkanı gibi bir yer mi burası, sahaf? Loş koridorda sağlı sollu dizili dükkanlara paralel ilerledik, senkronize adımlar atıyorsun benimle.
…Ve durduk!
Niyazi Bey
Sahaf
No:13
No:13
Demek geldik.. Önden sen gir, hayır hayır, dur.. Ben girerim. Tekin midir acaba burası? Kabul ediyorum gereksiz paranoyamı, yine de tedbirli davranmakta fayda var. Kapıyı açıp içeri girdim, küçük bir çan çaldı o anda.. Sonra dönüp geçebileceğin şekilde sana kapıyı açtım ki adeta sekerek içeri girdin. Evet yaa, senin ayak sesin yoktu. Ben duymadım ya da.. Sekiyor, belki de süzülüyordun. Bunu nasıl yorumlamam gerekebilirdi, zamanı gelince üzerine kafa yorulabilecek bir diğer soru.
Kapı kapandığında dükkanın giriş kısmında dikilekalmıştık. Geniş değil ama derinlemesine uzayan bir oda. Koyu kahve, ahşap ağırlıklı. En dipte bir merdiven asma kat benzeri bir yükseltiye çıkıyordu ki ordan gelen ihtiyar ses merakımı arttırdı.
- Keyfinize bakın, az işim var. Halledip yanınıza geleceğim.
Tamam, öyle olsun. Biz de fırsattan istifade etrafı kolaçan ederiz. Düşlerin ve kayboluşların sahafından nasıl bir başvuru kılavuzu edinebiliriz, bir bakmak gerek…
NOT : Serinin geri kalan bölümlerine için tıkla!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder